---------- Sponsorlu Reklamlar ----------


Açlık – Knut HAMSUN (Kısa kitap özeti ve İncelemesi )

admin 12 Aralık 2013 0
--------- Sponsor Reklamlar ----------


Açlık Romanı Ayrıntılı Özeti ve İncelemesi

Kitap özetleri ve incelemelerini Knum Hamsun Tarafından yazılmış olan Açlık Romanı ile devam ediyoruz. Sizlere ayrıntılı bir açıklama sunuyoruz. sizlerde dilerseniz kısa ve özet biçimde yararlanabilirsiniz yada tam metni kullanabilirsiniz.

kitapokuma1

ROMAN İNCELEME PLANI

A.ROMAN İLE İLGİLİ BİLGİLER
a.Roman isimi:Açlık
b.Romanın yazarı:Knut Hamsun Çevireni:Esat Nermi
c.Basıldığı yer ve tarih:İstanbul/Temmuz 2000 Yayın hanesi:Cem Yayınevi
d.Sayfa sayısı:208

B.ROMANDAKİ OLAYIN İNCELENMESİ

a.Olayın Özeti:
Kahramanımız Kristianiada yaşayan çoğu kez aç gezen ve tek geçim kaynağı yazılar olan bir kişidir.Kahramanımız romanın büyük bir bölümünde aç ve yorgun gezer.Ekseriyetle bu açlığının nedeni gururu ve ahlakıdır.Bazen bu açlık öyle düzeylere erişmektedir ki kahramanımız Allaha başkaldırı eder.Kimi vakitlerde da açlığını gidermek için yol kenarlarında bulduğu taş ve ağaçları kemirir,bazen de kasaplara yalan söyleyerek bir parça kemik alır ancak kahramanımız bu kemiği yerken küçük et parçalarını pişmanlığıyla geri kusar.Parasızlık hasebiyle oturduğu kalıntı haneden de atılır ve bir müddet dışarılarda yatar.Banklarda uyur.Kahramanımız bazen yazdığı yazılarından para kazanır ama bu para kahramanımıza çok kısa bir müddet yeter.Parası bittikten sonra kahramanımız yine aç dolaşmaya başlar.Kahramanımız öyle uzun müddetler aç kalmaktadır ki yemek bulduğu vakit dahi yiyemez.Zira midesi artık yemekleri kabul edemez.Yediği şeyleri kusar.Hasılı kahramanımız hayatı pembe bir toz bulutu şeklinde değil de daha çok bir hayal dünyası içinde geçirir.Bir takım vakitlerde kahramanımız öyle zor vaziyetlere düşer ki gururundan taviz verip sahtekarlık yapar ancak bunu hazmedemez ve hemen yaptığı sahtekarlık yüzünden ağlamaya başlar.İlerdeki günlerde bir gemide ne iş olursa yapacağını söyler ve Kristianidan ayrılır.

b.Karakterler:
Kahramanımız:Kısa ve sıska görünümlü,gözlüklü,çoğu kez paçavra denebilecek görünümlü kıyafetlerle gezen ,saçları genç yaşta dökülmüş bir kişidir.Tinsel istikametten ise kahramanımız aşırı derecede ahlaklı ve gururlu bir kişidir.İyi bir kelime kapasitesine sahiptir.Çoğu zaman aç gezmektedir.
Kahramanımızın sevgilisi:Üniversitenin yakınlarında yaşamaktadır.Kahramanımızla yolda karşılaşmıştır.Kahramanımız sevgilisine Ylajali demektedir.
Kahramanımızın yattığı pansiyonun sahibi:Gebedir .Kahramanımıza bir çok gün iyi niyetli davranmıştır fakat kahramanımız kirayı ödemeyince pansiyonun sahibinin tavırları değişmiştir.Daha çok kötü davranmaya başlamıştır.

c.Olayın olduğu zaman:
Olay 1800lü senelerde geçiyor ve kahramanımızın olayı aylarca sürüyor.Bunu da mevsimlerin değişikliğinden anlıyoruz.

d.Romanın dil ve anlatım özellikleri:
Roman birinci kişi ağzından anlatılmıştır.Yazar tasvirleri çok güzel yerlerde ve oldukça ayrıntılı bir şekilde yapmıştır.Yazar açlığın bir insanın üzerindeki tesirleri çok başarılı bir şekilde anlatmıştır.Ayrı olarak dilindeki durulukta romanın artılarından biri.

e.Romanın türü:
f.Romanın ana fikri:
İnsanın zorluklara karşı mücadele etmesi gerektiği ve asla ahlak dışı davranışlarda bulunmaması gerektiği.

C.YAZAR İLE İLGİLİ BİLGİ:

1859-1952(Norveç)
Knut Hamsun, fakir bir ailenin erkek çocuğudur. Bu nedenle iyi bir öğrenim göremedi.
Buna karşılık edebiyata ihtiras denebilecek bir biçimde bağlıydı. Daha 19 yaşındayken bir şiir kitabı ve bir roman çıkardı.
Bu yapıtlar ona parasal kazanç sağlamadı. Kendisini geçindirecek bir iş tutmadı ve bu nedenle iki defa AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’ye gitti.
Açlık isimli yapıtı 1888 seneninde bir Danimarka mecmuasında dizi olarak yayımlanırken büyük alaka topladı. Bu ilgi ona 1920 seneninde Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırdı. Ancak kazandığı bu ödül neniyle hiç sevinmedi. Zira o daha çok yalnızlığı seviyordu. Kutlamalardan, ödüllerden nefret ediyordu.
Bütün hayatı süresince günlük uğraşlardan kaçındı ve kendi ruhunu dinleyebileceği suskun ortamları seçenek etti.

D.OKUYUCUNUN ŞAHSİ GÖRÜŞLERİ:
a.En sevdiğiniz on tümce:
-Adamın sesini duyar duymaz kafamın içini bir rüzgarın süpürdüğünü hissetim. O anda ayakkabılar yeniden ayakkabı oldular.Az önce yaşadığım o karmakarışık tinsel vaziyet bana çok uzaklarda,belki bir,belki de iki sene gerilerde bir vakit aitmiş gibi göründü.
-Her şey susmuştu,her şey.Yalnızca yukarıdaki sonsuz şarkı, havanın asla susmak bilmeyen,uzak,ezgisiz uğultusu mırıldanıp durmaktaydı.
-Artık yükselme yolunda olduğumu bilmekten gelen bu parlak duygu beni coşturuyor,Tanrıya ve bütün dünyaya karşı minnettarlık duyuyordum.Karyolanın yanında diz çöktüm ve bu sabah bana ettiği büyük iyilikten dolayı Tanrıya yüksek sesle şükrettim.Biliyordum,ah biliyordum, az önce yaşayıp kağıda aktardığım esin dalgası göklerin ruhunda oluşmuş mükemmel bir belirtisi,dünkü imdat çığlıklarıma verilmiş bir karşılıktı.”Yaradan bu işte!Yaradan bu işte!..” diye kendi kendime bağırdım.Arkasından da kendi sözlerimden coşup ağlamaya başladım.
-Sana sesleniyorum, ey göklerdeki mukaddes Baal,sen artık yoksun,şayet var olsaydın,cehennem ateşiyle göklerin titresin diye lanet ederdim!Sana sesleniyorum ben sana kulluğumu sundum,sen yüz çevirdin beni ittin ben de sana sonsuz olarak sırt çeviriyorum,zira senin iyilik ve acımadan haberin yok!Sana sesleniyorum,biliyorum can vermek zorundayım,ölüm gözlerimin durduğu halde yinede seninle alay ediyorum ey göksel Apis!Sen bana karşı zor kulandın,fakat benim yıkımlar karşısında botun eğmeyeceğimi bilemedin!Bunu bilmen gerekmez miydi?Benim yüreğimi yoksa uykudayken mi yarattın? Sana sesleniyorum,bütün varlığım,içimdeki kanın her damlası,seninle alay ettiğim,senin iyilik ve acınmalarının içine tükürdüğümden dolayı sevinmektedir.Şu saatten tezi yok,senin bütün yarattıklarından,senin bütün varlığından yüz çeviriyorum!Şayet seni bir daha düşünürlerse düşüncelerime beddua edecek,bir daha senin ismini anarlarsa dudaklarımı parçalayacağım!Sana sesleniyorum harbiden var isen, yaşarken de can verirken de son sözüm sana hoşça kal demek olacaktır.Şimdi gidiyorum…
-Ey yerin göğün sahibi!Bana bir mutlu saniye ver,uğruna ömrümün bir gününü feda edeyim!Bir tabak mercimek yemeğine ise bütün ömrümü!Ne olur, hiç değilse bu sefer duy beni!
-Yer gök ateş aldı,hayvanlar insanlar ateşlendi şimdi,dağlar ateş,iblis ateş…Bir uçurum,bir çöl,yangınlara gömülmüş bir dünya…Dumanlar içinde bir kıyamet günü…
- Perişan beynimin her kıvılcımını yağma eden ve içinde bulunan her düşünceyi alıp götüren üç dört yazıyı ansızın yazmaktaydım.
-Yoksulun zekası zenginin zekasından çok daha keskin gözlemcidir.Yoksul,attığı her adımda etrafına bakınır,insanlardan duyduğu her söze şüpheyle kulak kabartır.Böylelikle her adım onun düşüncesine ve duygularına bir iş,bir görev yükler.Fakirin kulağı delik,duyarlığı yüksektir.O görmüş geçirmiş bir adamdır,ruhunda yanık yaraları vardır…
-Müzakere saatleri 12den 4 e kadar;kapıyı bir saat geç çalmışım.”İyilik ve bağışlama saati”geçmişti.
-Açlık bütün şiddetiyle bastırıyordu.Yolda bir talaş parçası buldum,çiğnemeye başladım.İyi geldi.Ne diye önceden bunu akıl edememiştim?
-Oysa bende bir kuruş bile yoktu.İnsanı umutsuzluğa düşürecek derecede boş olan ceplerim üzerimde yıkıcı bir yapıyordu.Yanından geçerken alıcı gözüyle şöyle bir kerecik bakmaya bile cesaret edemedim.Açlık yeniden vücudumda çöreklenmişti,evvelki günün akşamından beri hiçbir şey.Gerçi bu öyle pek uzun bir zaman sayılmazdı,günlerce açlığa dayandığım çok olmuştu,gel gelelim artık eskisi gibi aç kalmaya gücümün yetmeyeceğinden kaygılanıyordum.Bir tek gün aç kalınca sersemliyor,su içtikçe de ikide bir kusup duruyordum.Buna bir geceleri yatarken üşümem ilave ediyordu.Gündüzleri ne giyiyorsam geceleri hiçbirini çıkarmadan yatıyor,gene de soğuktan mosmor kesiliyordum.Her gece donma nöbetlerine tutuluyor ,uyurken kaskatı kesiliyordum.

b.En sevdiğiniz bölüm:
Kahramanımızın bir kasaptan “köpeğime kemik istiyorum” diyerek istediği kemiği bir köşeye çekilip yemeye çalıştığı bölüm bence en güzel bölüm.Çünkü:yazar bu bölümde aç bir insanın neler yapabileceğini ve bir insanın açlık karşısındaki çaresizliğini çok tabii ve içten bir dille anlatıyor.Öyle ki insan baş kahramana o kadar acıyor ki ağlayası geliyor.
c.En sevdiğiniz karakter:
Benim en sevdiğim karakter baş karakter.Zati bu kitabı okuyan birinin başka bir karakteri beğenmesi olanaksız.Baş kahraman bence mükemmel derecede kişiliği yerine oturmuş,olması gerektiğinden daha ahlaklı ve gururlu ayrı olarak son derece zeki bir kişi.Böyle bir kişi sevilmez de ne yapılır?Tabi ki hayran kalınır.Fakat her insan kusurludur lafı tabi ki burada geçerli.Bence kahramanımız biraz fazla gururlu ve ahlaklı.Zira bir kişi can vermeyi nasıl ahlak ve gurura seçenek eder ki.Hiçbir kişi ahlakı ve gururu uğruna can verir mü?Tabi ki can vermez ancak kahramanımız neredeyse can vermek üzereydi.Ayrı olarak kahramanımızın en beğendiğim istikametlerinden biri de herkese karşı toleranslı olabilmesi.Sana taş atana sen ekmek at lafı tam bu kişi için geçerli.Bu kişi nasıl bu kadar toleranslı olabiliyor şaşılacak şey.İnsan sinirlenir ama bu kişi sinirlenmiyor.Bu da bu kişinin karakterinin son derece sağlam yerleşmiş olduğunu gösteriyor.

d.En sevmediğiniz karakter:
Romanda pek fazla karakterle bilgi verilmiyor ama pansiyoncu kadın benim en sevmediğim karakter.Zira:bence bu kişi bir insanın duygularını taşımıyor.Bir insan olsaydı bu kadar zor vaziyette olan birine böyle davranmazdı.İnsan biraz düşünür “ben bu insanı dışarı atarsam ne olur;can verir mü kalır mı?”bence bir insan bu kadar düşüncesiz ve duygusuz olamaz!..
e.En başarısız bulduğunuz bölüm veya bölümler:
Bence en başarısız bölüm kahramanımızın sevgilisi ile yakınlaşmalar yaşadığı bölüm.Zira:bir insan bence bu kadar aç iken bunları nasıl düşünüyor anlayamadım gitti.Bir düşünün siz açlıktan neredeyse can vermek üzeresiniz ama gidip sevgilinizle boş boş işler yapıyorsunuz.Olacak gibi değil.Bir insan önce gider karnını doyurur sonra ne yapacaksa yapar.Ayrı olarak boşu boşuna vakit da harcamış oluyorsun.Zira bu aitin ilerlemeyeceği çok belliydi.Bence bu bölümün kitap üzerinde hiçbir artı veyahut eksi istikameti yok boş bir bölüm.Şimdi diyeceksiniz ki boş bölüm olmaz.Doğru,olmaz,aslında bu bölümde boş değil,kitabın atmosferini başka bir istikamete çeviriyor fakat bu atmosferi değiştirmek bence en son yapılabilecek şeylerden biri.Zira o kadar ağır bir havanın içine girmişsiniz ve havayı değiştiriyorsunuz.Bence okuyucuyu kitaptan ayıran bir bölüm.

f.Romana müdahale olanağınız olsaydı, nereleri nasıl değiştirirdiniz?
Ben kitabı değiştirebilseydim; kahramanımızın sevgilisi ile yakınlaştığı bölümü kaldırırdım.Bu bölüm yerine daha havaya uygun bir bölüm yazardım.Sözgelişi ben yazsaydım kahramanımızı hasta olmasını sağlardım.Bu hastalığının nedeni de gece yatarken fazla üşümesi olurdu.Kahramanımız hastalığını bayağı ağır geçirir ve bu hastalığı geçirdiği yeri de sokakları seçerdim.Böylelikle roman hem daha sürükleyici olur hem de biraz daha insanı etkileyici olurdu.
g.Kitabın ismi konusunda düşünceleriniz:
Kitabın ismi güzel;konu ile bayağı ilgili ama biraz sanki albenisi,çekiciliği yok.Bunun yerine biraz daha etkileyici bir başlık koyulabilirdi.Sözgelimi “Gurur Doygunluğu”, “Açlığın Sillesi” veyahut “Bitmiş Kalem” koyardım.Fakat demiyorum ki Açlık kötü bir başlık.Güzel bir başlık fakat ben koysaydım bunları koyardım.
h.Romanı nasıl bir ortamda okudunuz:
Romanı etütlerde ve yatakhanede okudum.

i.Bu romanı okumakla hayatınızda değişen veyahut değişebilecek şeyler:
Bu roman bence insan ruhunun inceliklerine çok iyi bir şekilde inebiliyor.Hayatımda daha bir şey değişmedi ama netlikle yiyecek ve içeceklere olan saygımın kat kat artacağını düşünüyorum.Ayrı olarak hayata karşı direncim artar ve hayata karşı yenilmeden durabilirim.

j.Size göre, yazar, bu romanı neden yazmıştır?:
Yazarın hayatına bakılırsa yazar daha çok yalnız kalmaktan hoşlanan bir kişidir.Bence yazar bu yalnızlığını dışa vurabilmek için bu romanı yazmıştır.

k.İlave etmek istediğiniz duygu ve düşünceler:
Bence bu roman insanın çaresizliğini ve insanın bu çaresizlik karşısında nasıl ayakta kalmaya çalıştığını çok iyi bir şekilde,duru ve akıcı bir dille anlatıyor.Bu da okuyucuya kitap okuma zevkini,okuduğundan hoşnut kalma duyguları veriyor.Hasılı bence bu kitap insanın okuyabileceği çok iyi, nadir kitaplardan biri.

Maviyle Pembe – Açlık – Knut HAMSUN (Kısa kitap özeti ve İncelemesi )

Konu içi aramalar > açlık knut hamsun özetaçlık kitabının özeti karakterleriaçlık romanı şahıs kadrosuaçlık romanının şahıs kadrosu

Konuya Yorum Yaz »

Google Ping   Google Sitemap