Sponsor Bağlantılar

-

Göç Destanı Özeti Kısaca


Sponsor Bağlantı

Göç Destanı Kısaca Özeti Ödevi Açıklamasını sizlere yapmak istiyoruz.

Çin Kaynaklarına Göre Göç Destanı:
Uygur Ülkesinde , Tuğla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Kumlançu denilen bir tepe vardır . Yerine Hulin Dağı derlerdi .
Hulin Dağlarında da , birbirine bir sürü yakın 2 ağaç büyümüştü . Biri kayın ağacıydı . Bir gece , kayın ağacının üst kısmına gökyüzünden bir mavi ışık düştü , 2 ırmak içinde yaşamını sürdüren halk bu ışığı gördü ve ürpererek izledi . Kutsal bir ışıktı . Kayın ağacının üstünde aylar ayı kaldı . Kutsal ışık , kayın ağacının üstünde kaldığı zaman bünyesinde kayın ağacının gövdesi kalınlaştıkça büyüdü , kabardı . Oradan bir sürü süper türküler gelmeğe başladı . Gece oldu mu , ağacın otuz adım ötesinden tüm çevre ışıklar bünyesinde kalıyordu!

sorucevaplar
Bir gün ağacın gövdesi ansızın yarıldı , içinden 5 ufak çadır , 5 ufak odacık görünümünde meydana çıktı . Her odacığın bünyesinde bîr genç bulunmaktaydı . Çocukların ağızlarının üstünde asılı birer emzik vardı , onlar bu emziklerden süt emiyorlardı . Işıktan doğmuş durumda olan bu kutsal çocuklara halk ve milletin ileri gelenleri bir sürü büyük hürmet gösterdiler .
Çocukların en küçüğünün adı Sungur Tekin’di , ondan sonrakinin adı Kutur Tiğin , üçüncüsünün ki Türek Tekin , dördüncüsünün Us Tekin , beşincisinin adı Buğu Tekin’di . 5 çocuğun beşinin de Tanrı için gönderildiğine inanan halk , içlerinden bir tanesini hakan yapmak istediler . Buğu Han en büyükleri idi; ötekilerden daha süper , daha zeki , daha yiğit görünüyordu . Buğu Tekin’in hepsinden üstün olduğunu anlayan halk onu hakan olarak seçtiler . Büyük bir törenle Buğu Hanı tahta oturttular .
Böylece yıllar senesi kovalamış , bir gün gelmiş Uygurlara bir başkası hakan olmuş .
Bu hakanın da Gah Tekin isminde bir oğlu varmış .
Hakan oğlu , Gah Tekin’e , Çin prenseslerinden bir tanesini , Kiu – Lien’i almağı uyum gösteren görmüş .
Evlendikten ardından Prenses Kiu – Lien , sarayını Hatun Dağında kurdu . Hatun Dağının çevre yanı dağlıktı; bu dağlardan birinin adı Tanrı Dağıydı , Tanrı Dağının güneyinde Kutlu Dağ derler bir ecnebi dağ vardı , büyük bir kaya parçası .
Bir gün Çin Elçisi , falcılarıyla beraber Kiu – Lien’in sarayına geldiler . Bizzat arasında konuşup dediler ki:
- Hatun Dağının varı yoğu , tüm bahtiyarlığı Kutlu Dağ denilen bu kaya parçasına bağlıdır . Türkleri yıkmak istiyorsak bu kayayı onların elinden almalıyız .
Bu konuşmadan ardından varılan hüküm üst kısmına Çinliler , Kui – Lien’e cevap olarak o kayanın kendilerine verilmesini istediler . Yepyeni Hakan , isteğin nereye varacağını düşünmeden ve umursamadan Çinlilerin arzusunu kabul buyurdu , yurdunun bir parçası durumda olan bu kayayı onlara verdi . Oysa Kutlu Dağ bir kutsal kayaydı; tüm Uygur Ülkesinin mutluluğu bu kayaya bağlıydı . Bu tılsımlı taş Türk Yurdunun bölünmez bütünlüğünü temsil ediyordu; düşmana verilirse bu bütünlük parçalanacak Türklerin tüm saadeti yok olacaktı .
Hakan kayayı vermesine verdi ama kaya öyle pratik kolay sökülüp götürülecek türden değildi . Bunu anlayan Çinliler , kayanın çevresine odun kömür yığıp ateşlediler . Kaya iyice kızınca üst kısmına sirke döküp paramparça ettiler . Her bir parçayı aldılar , ülkelerine taşıdılar .
Olan o zaman oldu işte . Türkelinin tüm kurdu kuşu , tüm hayvanları dile geldi , bizzat dillerince kayanın düşmana verilişine ağladılar . 7 gün ardından günahı bağışlanmaz durumda olan bu düşüncesiz hakan öldü . Ancak Onun ölümüyle ülke felâketten kurtulamadı . Bir Çin prensesi uğruna çekinmeden bağışlanmış durumda olan yurdun bir kayası , Türkelinin felâketine neden oldu . Halk huzurlu huzur yüzü görmedi . Irmaklar birbiri ardınca kurudu . Göllerin suyu buhar olup uçtu . Topraklar yarıldı , ürün yeşermez oldu .
Günlerden ardından Türk tahtına Buğu Han’ın torunlarından biri hakan olarak oturdu . O zaman dinamik cansız , evcil yaban , çoluk genç tüm yurtta nefes alan almayan ne varsa tümü birden:
- Göç! . Göç! , diye bağırmaya başladı . Derinden , iniltili , üzüntü dolu , eli böğründe kalmış bir çığrışmaydı bu .

.....

Yürekler dayanmazdı .
Uygurlar bunu bir ilahî emir diye bildiler . Toparlandılar , yollara düzüldüler; yurtlarını yuvalarını bırakıp bilinmedik ülkelere gerçek göç etmeğe başladılar . Bitiminde bir yere gelip durdular , orada sesler de kesildi . Uygurlar , seslerin kesilip duyulmaz olduğu bu yerde kondular , 5 mahalle kurup yerleştiler; buna bu yerin ismini da 5 – balık koydular . Burada yaşayıp çoğaldılar .

Bilgi Media & vikipedi Özet bilgileri sunar.

Benzer Konular

 göç destanı özetigöç destanı kısa özetigöç destanı nedirgöç destanının özetigöç destanı özetgöç destanı özeti kısacagöç destanı hakkında bilgigöç destanı hakkında kısa bilgigöç destanı teması nedirgöç destanı kısaca özeti Sponsor Bağlantılar

Göç Destanı Özeti Kısaca admin tarafından 2 Ekim 2013 tarihinde , Genel kategorisine eklenmiştir.
    yeni 10
Benzer Konular
Göç Destanı Özeti Kısaca isimli bu konuyu ;
Google'de Ara
BlogSearch'te Ara
Buzzzy'de Ara
Twitter'da Ara
Bing'te Ara
İletişim
5 responses to “Göç Destanı Özeti Kısaca”
  1. cansu güngör diyor ki:

    Abicim bide siteye en kısa özet diye girdik.Çok kısaltmışsınız yani.Saolun

  2. rana aleyna diyor ki:

    aynen kısa diye girdik en uzunu çıktııı :(

  3. hasan yıldız diyor ki:

    kıyın ağacı ne alaka

  4. onuriyem diyor ki:

    kısa dıye gırdım en uzun bu cıktı

Sende Yorum Yaz