---------- Sponsorlu Reklamlar ----------


Kısaca Atatürkün Basına Verdiği önem ve Türk Basınına Katkıları Nelerdir

admin 25 Eylül 2013 1
--------- Sponsor Reklamlar ----------


Atatürk ve Basına Verdiği Önem

Kısaca Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları nelerdir sorusunun yanıtını özet olarak sizlere sunmak istiyoruz.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk Hayatın her alanında olduğu gibi iletişim alanında da yeniliklerin öncüsü olup Türk Toplumuna Yol Göstermiştir.Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Basına Verdiği önemi ve Türk Basınına katkılarını sizinle paylaşmak istedik.

ataturk-resimleri

Atatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkıları

Basının önemini çok iyi bilen Mustafa Kemal Paşa, henüz daha Büyük Millet Meclisi açılmadan önce, askeri ve ulusal örgütlerin mahallelere ve köylere kadar ulaştırılması ve geliştirilmesi için uğraşmıştır. Atatürk, 27 Kasım 1919’da, Erzurum Heyet-i Merkeziyesi’ne yolladığı yazıda, zamanın gereğine göre acele olarak mahalle ve köylerde Teşkilat-ı Milliye’nin kurulmasını belirtmekteydi. Milli Teşkilat mahalle ve köylerde kurulup geliştirilince, ister istemez buralara ulusal bağımsızlık savaşı ile ilgili bilgiler ulaştırılacaktı. Bunun için de, önce Sivas’ta “İrade-i Milliye”, sonra Ankara’da “Hakimiyet-i Milliye” gazeteleri çıkarılmış, Ankara’da Anadolu Ajansı ve Matbuat Müdürlüğü kurulmuştur.

Atatürk tarafından kurulan gazetelerden ilki İrade-i Milliye gazetesidir. İrade-i Milliye gibi halkın iradesini ortaya koyan bu ismi Mustafa Kemal’in bizzat kendisi vermiştir. Atatürk, Kongrenin yayın ve propaganda organı olarak 4 Eylül 1919’dan itibaren “İrade-i Milliye” adlı gazeteyi yayınlatmaya başlamıştır. Bu gazete Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya gelişinden sonra Sivas’ta kalmış ve yayınını orada sürdürmüştür. Bu gazetede ulusal şahlanışın ülküsü dile getirilmiş ve Mustafa Kemal bu gazeteden söz ettiğinde daima “benim gazetem” deyimini kullanmıştır.

Atatürk’ün kurduğu gazetelerin ikincisi ise Hakimiyet-i Milliye’dir.Hakimiyet-i Milliye gazetesi, ulusal bağımsızlık hareketinin sözcüsü olmuş ve devletin sözcülüğünü yapmıştır. Hakimiyet-i Milliye’nin hemen hemen her sayısında Mustafa Kemal’in bir genelgesi, beyannamesi olduğu gibi, bazı sayılarında bunların birkaç tanesi yer almaktadır. Gazetede, ayrıca ulusal bağımsızlık mücadelesini ve devrimleri destekleyen Anadolu basınından alıntılar büyük yer tutmaktadır.

Atatürkçü eylemin iletişim kanallarını yeniden düzenleme çabalarının ikinci halkası, Anadolu Ajansı’dır. Anadolu Ajansı, Büyük Atatürk’ün kamuoyuna ve kamuoyunu oluşturan ve yansıtan bütün haberleşme araçlarına verdiği önemin sonucu olarak, daha 1920 yılında bizzat Atatürk tarafından kurulmuştur. Meclis’in açılmasından bir ay sonra, 23 Mart 1920’de basın ve haberalma işlerini yeni yönetimin eliyle düzenlemek amacıyla Matbuat ve İstihbarat Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Meclis’in 1920 Haziran’da onayladığı yasayla, Anadolu Ajansı da bu genel müdürlük aracılığıyla yürütme gücüne bağlanmıştır

Atatürk’ün Basın İle İlgili Sözleri

Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.(1922)

Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanmasının, ne derecede nazik bir vaziyet olduğunu söylemeye lüzum görmem. Her türlü kanuni kayıtlardan evvel bir kalem sahibinin ilme, ihtiyaca ve kendi siyasi telakkilerine olduğu kadar vatandaşların hukukuna ve memleketin, her türlü hususi telakkilerin üstünde olan, yüksek menfaatlerine de dikkat ve hürmet etmek manevi zorunluluğu, asıl bu mecburiyettir ki umumi düzeni temin edebilir. Bununla beraber bu yolda yanılma ve kusur olsa bile; bu kusuru düzeltecek etken ve vasıta; basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.(1924)

Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır.(1929)

Gazeteciler kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır.(1923)

Basın hürriyetinin mahzurlarının giderilmesinin yine basın hürriyetiyle mümkün olduğuna dair bu büyük meclisin yol gösterme ve düzenleme sahasında güzel karşılanan esaslar, eğer Cumhuriyetin ruhu olan faziletten mahrum kendini bilmezlere, basının sinesinde haydutluk fırsatını verirse, eğer halkı aldatan ve doğru yoldan çıkaranların fikriyat sahasındaki uğursuz tesirleri, tarlasında çalışan suçsuz vatandaşların kanlarını akıtmasına, yuvalarının dağılmasına sebep olursa ve eğer en nihayet haydutluğun en kötüsünü göze alan bu gibi kimseler, kanunların özel müsaadelerinden istifade imkânını bulursa, Büyük Millet Meclisi eğitici ve ezici kudretinin müdahale ve uyarması elbette gerekli olur.(1925)

Özel maksatla neşriyat yapan bazı gazetelerin, halkın ekseriyeti üzerinde yaptığı tesir, her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir.(1924)

Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakıyla donanmış basınını yine ancak Cumhuriyetin kendisi yetiştirir.(1925)

Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz.(1923

Atatürkün Türk basınına katkıları

Atatürk, 27 Kasım 1919’da, Erzurum Heyet-i Merkeziyesi’ne yolladığı yazıda, zamanın gereğine göre acele olarak mahalle ve köylerde Teşkilat-ı Milliye’nin kurulmasını belirtmekteydi. Milli Teşkilat mahalle ve köylerde kurulup geliştirilince, ister istemez buralara ulusal bağımsızlık savaşı ile ilgili bilgiler ulaştırılacaktı. Bunun için de, önce Sivas’ta “İrade-i Milliye”, sonra Ankara’da “Hakimiyet-i Milliye” gazeteleri çıkarılmış, Ankara’da Anadolu Ajansı ve Matbuat Müdürlüğü kurulmuştur.

Atatürk tarafından kurulan gazetelerden ilki İrade-i Milliye gazetesidir. İrade-i Milliye gibi halkın iradesini ortaya koyan bu ismi Mustafa Kemal’in bizzat kendisi vermiştir. Atatürk, Kongrenin yayın ve propaganda organı olarak 4 Eylül 1919’dan itibaren “İrade-i Milliye” adlı gazeteyi yayınlatmaya başlamıştır. Bu gazete Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya gelişinden sonra Sivas’ta kalmış ve yayınını orada sürdürmüştür. Bu gazetede ulusal şahlanışın ülküsü dile getirilmiş ve Mustafa Kemal bu gazeteden söz ettiğinde daima “benim gazetem” deyimini kullanmıştır.

Atatürk’ün kurduğu gazetelerin ikincisi ise Hakimiyet-i Milliye’dir.Hakimiyet-i Milliye gazetesi, ulusal bağımsızlık hareketinin sözcüsü olmuş ve devletin sözcülüğünü yapmıştır. Hakimiyet-i Milliye’nin hemen hemen her sayısında Mustafa Kemal’in bir genelgesi, beyannamesi olduğu gibi, bazı sayılarında bunların birkaç tanesi yer almaktadır. Gazetede, ayrıca ulusal bağımsızlık mücadelesini ve devrimleri destekleyen Anadolu basınından alıntılar büyük yer tutmaktadır.

Atatürkçü eylemin iletişim kanallarını yeniden düzenleme çabalarının ikinci halkası, Anadolu Ajansı’dır. Anadolu Ajansı, Büyük Atatürk’ün kamuoyuna ve kamuoyunu oluşturan ve yansıtan bütün haberleşme araçlarına verdiği önemin sonucu olarak, daha 1920 yılında bizzat Atatürk tarafından kurulmuştur. Meclis’in açılmasından bir ay sonra, 23 Mart 1920’de basın ve haberalma işlerini yeni yönetimin eliyle düzenlemek amacıyla Matbuat ve İstihbarat Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

Beytullah Yılmaz / Önce Körfez

Bilgi Media

Konu içi aramalar > trk basnatatürkün basına verdiği önematatürkün basınla ilgili sözleri ve görüşleriAtatürkün basına verdiği önem ve türk basınına katkılarıatatürkün basına verdiği önem kısa bilgiataturkun basina ve yayina verdigi onem nediratatürkün basına verdiği önem kısaca özetbasının önemi kısacaataürkün basına verdiğiönematatürk\ün basın ile ilgili sözleri vegörüşleri

1 Yorum var »

  1. gizem 27 Eylül 2013 at 13:41 - Reply

    ççççççççççççççççççççoooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkk uuuuuuuuzzzzunnnnnnn

Konuya Yorum Yaz »

Google Ping   Google Sitemap